Son dönemde izlediğim "Ayakçı" filmi, Türk komedisinin sıkıcı kalıplarını bir kenara itin ve yeni bir nefes arıyorsanız tam da size göre! Filmdeki ana karakter Hüseyin, mahallelerinde her iş için koşuşturan ama hiçbir işte tutunamayan bir adam olarak karşımıza çıkıyor. Abartısız mizah anlayışıyla, bazen içten gülümsetirken bazen de düşündürüyor.
Hüseyin’in maceraları arasından geçen günlük yaşam kesitleri gerçekten tanıdık; çay getirip sipariş taşıyan ama gün sonunda cebinde üç kuruşla kalan biri olarak hepimizin hayatına dokunuyor. Barış Yıldız’ın performansı ise gözler önünde parlıyor, sanki bu karakter uzun yıllardır onun içindeymiş gibi. Yan karakterler de filme derinlik katmayı başarıyor; emekli amca ya da hayaller peşinde koşan gençler ile mahalle yaşamının tadını alıyorsunuz.
Filmin atmosferi ise oldukça gerçekçi; eski İstanbul'un sokakları ve o kıpır kıpır mahalle ortamı izleyiciyi içine çekiyor. Esprilerin zorlama olmaması da büyük artı; sahneler doğal akışında gidiyor ve hayatın kendisi zaten yeterince komik.
Kısacası "Ayakçı", sadece güldürmekle kalmıyor, aynı zamanda sosyal mesajlar vererek düşündürüyor. Eğer samimi ve eğlenceli bir film arayışındaysanız, bu yapımı kaçırmayın!
